1 Şubat 2011 Salı

itiraf.com


Ne "onu" özlüyorum, ne de "onla" yasadıklarımızı. Su ana dek özlemedim en azından hiç. Zaman içinde denk getirir de ters köse yapıp vurursa bilemem, ama ben biten iliskimin özlemini zamanında iliskideyken çektim zaten ziyadesiyle. "Onu" öyle suçlamıyorum aslında. Iliskinin ilk 4 ayı da ben ona özlettim durdum kendimi, elimde olmadan. Vicdan rahatlatma da degil bu, zira vicdanımı yeterince rahatsız edecek seyler yasattım ona, aptal gibi bilincsizce hem de. Bunlarla büyüyorum. Ögrenmem gerekeni ögreniyorum, bunlarla.

Halihazırda durup durup aglıyoken, gözyaslarımın dökülme sebebini kendime bile açıklayamıyoken, bu kadar dengesizken, son iliskim bu denli yakın bitmisken, yeni bi seylere baslamak daha fazla acıya ve sinir bozukluguna davetiye çıkarmaktan ötesi olamaz. Ortalık durduk yere gerilir zaman içinde. Dedigim gibi, "onu" özlemiyorum hiç, ama yine de uzun süreli iliskinin biterken götürdükleri var, olması gerektigi biçimde. Kendimi tamir etmem gerekiyo her seyden önce. Hayatımın son 5 yılı söyleyegeldigim "Bir daha bu yasa gelmicem" cümlesini yine telaffuz ediyorum. Degismek zorundayım, böyle devam edemem. Iliskimin bittigi gün söyledigimi yineliyorum: Hayatımdaki belli baslı tasları yerine oturtmalıyım, yoksa duygusal anlamda hüsranlar silsilesi yasamak durumunda kalıcam.

Yeni kimseyi tanımak için en ufak bi istegim ve sabrım yok. Tanımak istedigim tek bi insan var su an için, ki o da durumumun farkında oldugundan kendisini tanımama fırsat yaratmıyo. Bence en iyisini yapıyo. Zira feanor'un dedigi gibi, belki "bu" benim için dogru insan, ama çok yanlıs bi zaman bu zaman. Geçmisten gelen bazı hatalar da var elbette, hepsi birlesince olası bi çift taraflı atılımın yakın gelecekte hayal kırıklıgıyla sonuçlanacak olması asikar.

Belki çok kafaya taktım bilmiyorum, ama "bu" insanı tanımak istiyorum ben. Obsesif de olabilirim, bilmiyorum. Su an için tanımak istiyorum. Ama tanımak için bile yanlıs zamandayım. Eger birbirimiz için dogru insanlarsak, zaman içinde ikimiz de ayrı ayrı kopan kuyruklarımızı yeniden çıkmaya hazır hale getirebilecek olursak, eger kafalarımız da hala biraz çalısıyo olursa, eger günü geldiginde hala yalnız olursak, hayat bizi karsılastırır mutlaka. Zira büyümemiz gerektigini hayat biliyor olmalı mutlaka ki dogru yerde dogru zamanda dogru müsibeti karsımıza çıkarıyor. Bunu programlamakta kendinden daha iyi bi olusum bulunmayan hayat, dogru insanları da dogru zaman ve yerde karsılastırır mutlaka. Kaderci degilim, hatta dini ve ilahi inancım da yok; ama gelismek için olması gerekenler mutlaka olur; gözler kör, kulaklar sagır, beyin düz degilse elbette.

Geçmiste çok mutlu hissettigim anlar da çok oldu, yerin dibine geçmeyi isteyecek kadar utandıgım anlar da, ölsem de kurtulsam dedirten sıkıntı dolu zamanlar da. Kimseye kötü lafım yok; eninde sonunda herkes kendine yapıyor.

Su aralar mutsuz oldugum su götürmücek bi gerçek, sebebini bile bilemiyoken hem de. Psikoloji'den hiçbi sey anlamayan birinin bile manik depresyon belirtilerini bana bakarak listelemesi ziyadesiyle mümkün. Ilaç kullanmıcam ama, yıllardır söyledigim ve iyi kötü faydasını da zararını da gördügüm ve bildigim gibi, yine yüzlesmek zorundayım. Küllerimden dogmak zorundayım, ama önce iyice yandıktan sonra sogumam gerek. Isin yanma kısmını bitirdigimi sanıyorum, gitgide sogudugumu hissediyorum çünkü.

Bundan böyle "bununla" ne sıklıkta ve nasıl görüsürüz, görüsür müyüz onu bile bilmiyorum, ama umarım ikimiz de ayrı ayrı iyilesiriz zaman içinde. Seni tanımak istegim hiçbi zaman geçmeyecek, karsıma kim çıkarsa çıksın.

Umarım zaman güzel seyler getirir ikimize de, umarım bi gün "1" olabilecek, birbirimize yetebilecek duruma geliriz, umarım hayat bize bu sansı yaratır. Umarım güzel tesadüfler gelir basımıza. Umarım bi sekilde bu satırları okursun ve sana anlatmak isteyip fırsat vermedigin için anlatamadıklarımı daha iyi anlarsın. Umarım tesadüfler gerceklesir. Zira ask tesadüfleri sever.

2 yorum: