4 Mart 2011 Cuma

ikizlere takkeee

1 hafta sonra dısarı çıkmanın verdigi korkuyla attım kendimi sokaga. Bi ucundan bi ucuna en fazla yarım saatte gidilebilen minicik ilçede yasamanın avantajını kullanarak çapraz yapa yapa ugradım gitmem gereken yerlere. Bu esnada dikkatimi biri çekti, yolda kendi halinde etrafına bakınarak yürüyen biri. Gözlerimi kısıp baktım ki, kendisi anasınıfı arkadasımmıs. Yolun iki ayrı yanında oldugumuzdan selamlasamadık da, ama bu ilk defa olmuyo. Selamlasamamak bi yana, gözüme takılması ilk kez olmuyo. Daha önceden de oldu, "yohk artıgk" diye çemkirdim kendime. Bu sefer anladım ki bu çocuk meger iyiden iyiye serpilmis, semirmis, erkek olmus :)

Neyse efendim, isimi bitirdim, eve dönüyorum iste. Sagda solda rastladıgım pazarcı çocuklara takıldı gözüm bu sefer. Meger ne cevherler yatıyomus ilçe pazarında :D Bi yandan içten içe kıs kıs gülerken bi yandan "Kendine gel freelife, pazarcı bunlar, saçmalama" dedim durdum ama nafile tabi. Yok, sınıf ayrımını savunan biri degilim ama hani ne paylasabilirim ki bu insanlarla :D Keza teki yoldan geçen sümük suratlı hatunun tekine "siyah da ne yakısırmısss" yaptı, aynen $ harfini uzatıp 3 kez telaffuz ederek böyle. "Yürü freelife yürü, ardına bakmadan kaç bu ortamdan" dedim kendime.

Lunaparktan gelen apachi dansı ($opar remiKS) esliginde beynimde iguanalar öpüsürken karsıma çıkan varlıkla bi irkildim, korktum. Nar çiçegi merserize yarım kol body'nin altına giyilen kot süsü verilmis kargo pantolondan sarkan zincir ve tanımlayamadıgım tekstil ürünlerine mi dikkat etsem, yoksa kızın karsısındakini dövecekmis gibi yürümesine mi bilemedim. O anki yegane istegim kaçıp annemin kucagına sıgınmak ve dövüne dövüne sümkürerek aglamaktı "anneaaa" diye. Zor tuttum kendimi "pa-riiigs, an-neeegm, gel gideliiigm" dememek için, o denli! Magdurum! :'(

Bir pazar macerasının daha sonuna geldik ki sonradan farkettim, bu ilkti aslında. Olsun, yerseniz :)

1 yorum: