15 Mart 2011 Salı

farkındalıgım aylar, belki yıllar öncesine dayansa da bu kisisel alana hep ihtiyacım oldu benim. çocuk gibi mızmızım çünkü ben. yakın çevremdeki insanlara olanı biteni anlatır anlatır dururum, paranoyalarımı da eklerim tabii buna. insanlar için genel anlamda sıkıcı biriyim diyebilirim. çünkü kisisel alanımın bi hayli içine sokar korkuturum ben insanları. bu yastan sonra nasıl degisirim, ya da degisebilir miyim onu bile bilmiyorum. ancak içinde oldugum bosluk dönemi bunu sınamak için güzel bi fırsat olabilir an itibariyle.

bu blogu insanlara anlatmak isteyip anlatamadıklarımı dile getirmek için açmıstım, tamamen kisisel alan amaçlı! ancak yepyeni bi içerikle dönmem gerekiyo bugünlerde. daldan dala atlar gibi olacak belki, 6. yıldaki 4. blogum olacak belki ama taze kana ihtiyacım var benim! çünkü insanlar mıymısık aglak cümleleri okumayı sevmiyorlar. kalp degil insanların ilgisini çeken, beyin. yeni ögrenmedim, yeni farkına da varmadım, ama bugünü beklemek zorundaydım. daha erken davranmam demek boslugu içimde daha da büyütüp keskinlestirmek demek olacaktı (kisisel alandan bi kaç cümle daha). simdilik bu blog böyle duracak, aynen öncekiler gibi. yeni blogla ilgili fikirler henüz netlesmedi kafamda, ancak bi kaç gün içinde yayına baslamayı umuyorum. zira kısa süre sonra uzun bi ara vermek durumunda olcam zaten, muhtelif ve zaruri sebeplerden ötürü. okuyan, göz gezdirip geçen, yorumlarıyla süsleyen herkese tesekkür ederim. blogu 35. postta, izmir'de, oldugu gibi bırakıyorum ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder